Manşet: Metal Fırtına 5 / Karanlık Savaş - Burak Turna
Yaşayan her şey ölür kitap ölmez
ARAMA:
Tahsin Güzel
İzmir Ayakkabıcılar Odası Başkanı
tahsinbaskan@hotmail.com



BU NASIL BİR ANLAYIŞ ?

Ülkemizde önemli bulunmayan bir olay fil kadar büyütülürken esas büyütülmesi gereken ciddi olaylar sinek kadar küçültülüyor, önemi-konumu göz ardı ediliyor, duyması ve görmesi gereken etkili kişi ve kuruluşlar da kör ve sağırı oynuyor.

Beyler on binlerin hakkının zayi olmasından ve dolayısıyla devletin de zarara uğratılmasından söz ediyorum. Geçen hafta 4 ayrı gazetede “BESAŞZEDELER” “OLAYA SAHİP ÇIKIN VEKİLLER” “DEVE PİRE OLMUŞ” “İZMİRİN DENİZ FENERİ” başlıklı yazılarımda kamu iştirakli meşhur BESAŞ’ı ve buna bağlı olarak mağdur edilen on binlerin feryadına dikkat çektim.

Evet yetkili, etkili kişi ve kuruluşlar duyuncaya muhataplardan da konuyla ilgili açıklama gelinceye kadar yazacağım. Burada muhatap yeni İESO Birliği ve eski İESO Birliği başkanı şimdilerde CHP İzmir Milletvekili Sayın Mehmet Ali SUSAM beyefendilerdir.

Sayın SUSAM hem BESAŞ’ın hem de TÜTSAB’ın Başkanı idi. Asgari ücretin 450,00 TL milletvekili maaşının da 3.000,00 TL olduğu dönemde her ay kurumlardan 10.000,00 TL maaş alarak toplamda 30 milyara yakın maaş geliri ile rekorlar kırıyordu.

Değindiğim bu konuyla ilgili mağdurlar dışında arayan bu konu nedir diyen yok. TEKEL’in özelleştirilmesinde İzmir’in zaferi, SUSAM’ın başarısı manşet oluyordu. Günlerce gazetelerde yer buluyordu vatandaş da Sayın vekillerine güvenerek BESAŞ hisselerini almak içinse yarış yapıyordu. Ne oldu bu basına? Basın da mı görmezi, duymazı oynuyor, asli görevleri vatandaşın hakkını aramak, kapalı-gizli olayları açığa çıkarmak olan yazar-çizerlere ne oldu? Otorite geçinen medya patronları başka hesap mı yapıyorlar? İşlerine geldi mi hesap uzmanı, polis, asker hakim ve savcılığa soyunup, kendilerini devlet yerine koyanlar nerede? Tatile mi çıktılar?

Evet Beyler! Gerek BESAŞ gerekse TÜTSAB ortağının çoğunluğu kamu nitelikli olan Birlik, esnaf odaları ve buralara üye esnaf-sanatkar, emekli dul-yetimdir. Bu şirket bu insanların yarınları için tasarruflarını yatırdıkları kamu şirketidir. Ne Mehmet Ali SUSAM’IN malı ne de Zekeriya’nın babasının özel şirketi değildir. Gerçi bu beyler işleri bitinceye kadar şirketleri özel şirketleri gibi idare ettiler, maharetlerini kendileri için kullanmışlar ki krize rağmen vergi rekortmenleri arasına girmişler!

Bu beylere soruyorum! Hangi ticaretle uğraşıyorlardı? Ne alıp-sattılar? Aldıklarını sattıklarını BESAŞ ve TÜTSAB’ta yaptıklarını ben biliyorum. Kamuoyu da bilgi sahibi olsun beyler kendileri açıklasınlar diye soruyorum. Küçük hisseleri toplayıp, bire-beşe şimdi yandık diye bağıranlara sattıklarını biliyorum.

Ayrıca öncesi sadece turşu işi yaptığını ve idareciliğin ikinci işi olduğunu bunun haricinde başka bir mesleği olup olmadığını soruyordum. Şimdi ise son günlerde BESAŞ’ı araştırırken bir başka işinin de olduğu öğrendim. Atölye konumundaki bir zeytinyağı üretim yerinin dekorasyonunu yaptığını, makine ekipmanı ile donattığını ve sonra burada üretilen zeytinyağı,zeytin,sabun,kolonya gibi ürünlerin İzmir’deki (birilerinin üzerinde olan) bir şirket aracılığıyla BESAŞ’a yıllarca sattığını öğrendim. O fabrika da herhalde hala faaliyettedir sanırım BESAŞ gibi iflas etmemiştir. Aksine büyümüştür.29.07.2009

1 GB Hosting 25 TL Com Net Org - Com.tr alan adı tescili www.acilhost.com sitesinde çok kolay. Acilhost 12 yıldır müşterilerine hizmet veriyor...

Bu yazı 30/07/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu yazıyı paylaşın

Yazarın Diğer Yazıları

  1. BU NASIL BİR ANLAYIŞ ?
  2. İZMİR’İN DENİZ FENERİ...
  3. BÖYLESİ DE OLUR MU?


 

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo